YILDIRIMI ÖNCEDEN HABER ALMAK

15 Ekim 2008 tarihinde tarafından eklendi.

Her yıl, Fransa’ya 2 milyona yakın yıldırım düşmek­te ve milyarlarca lira zarara neden olmaktadır. Ge­çen Temmuz, Guyana’daki Fransız uzay merkezi Ko-urou’ya düşen bir yıldırım, TV-Sat 2 uydusu deneme merkezindeki bazı devreleri yakarak, Ariane füzesinin 33. fırlatılışını bir hafta geciktirdi. Her yıl ulaşım ağları­na ve elektrik tellerine onbinlerce yıldırım düşerek, sa­yısız elektronik ve endüstriyel cihazı tahrip etmektedir. Yıldırım, can kayıplarına da yol açmaktadır. Geçen Temmuz, Hindistan’da Bihar’da, 6 kişi yıldırımdan öl­dü. Üç gün sonra Fransa’da, iki adama yıldırım çarp­tı; bir kadın da, yıldırım düşmüş bir ağacın altında ezilerek öldü.
Gökte elektrik nasıl oluşuyor? Her şey sıcak ve nemli bir hava kütlesinin yükselmesiyle başlar. Bu yük­selişin nedeni, bir soğuk dalgasının gelişi (siklon fırtı­naları) veya toprağın bir bölgede ısınması (sıcaklık fırtınaları) olabilir. Bu hava kütlesi yükseldikçe, basınç kaybeder ve soğur. 3 km yükseklikten sonra su bu­harı, tıpkı soğuk havalarda soluğumuzda veya yük­sekten uçan jetlerin izinde olduğu gibi, yoğunlaşmaya başlar. Fırtına bulutu görülür hale gelir. Yükseldikçe ve büyüdükçe stratosferin yatay akımları, buluta bir örs biçimi verir; buna cumula-nimbus bulutu denmek­tedir. Bu sırada bulutun tabanı negatif, tepesi pozitif elektrikle yüklenir. Niçin? Bugün, kimse bunun gerçek nedenini bilmiyor. Belki su damlacıklarının donarak kristalleşmesi ve bulut içi akımlar rol oynuyor. Bulu­tun tabanındaki eksi yükler, altındaki toprakta endük­siyonla artı yükler oluşturur. Normalde, eksi yüklü olan toprağın elektrik alanı, tersine döner ve 3-10 kilo-volt/metre güce erişir. Bulutla toprak arasındaki elek­trik alan 200-300 kv/m’ye erişince, normalde yalıtkan olan hava birden iletken hal alır. Bulut bir seri elektrik boşalma (deşarj) yaparak, bir iyonizasyon dalgası ya­ratır; bu dalga, 1000 km/saniye hızla toprağa iner. Top­raktan da buluta doğru bu iyon kanalı boyunca 100.000 km/saniye hızla deşarjlar olur. iyon kanalı bir­denbire 25.000°C’a ısınınca, ışıklı bir yol halini alır ve gerçek bir elektrik ark oluşturur; bu şimşektir. Toprak yakınındaki hava iyonlaşmış olduğundan, topraktan buluta doğru bir elektrik boşalması olur; bu da yıldı­rımdır. Anten, kule ve elektrik direği gibi sivri ve yük­sek cisimler, lokal elektrik alanını kuvvetlendirerek yıldırımı “çeker”; paratoner de aynı prensiple çalışır; binadan yüksek ve sivri olduğundan yıldırımı kendi­ne “çeker”; akım bir telle toprağa akar, böylece bina zarar görmez.
Yıldırım, paratonerlere rağmen, her yıl büyük za­rarlar yapıyor. Bu nedenle bir 10 yıldır, yıldırımı önce­den haber alabilmek üzerinde çalışılıyor. Bu amaçla usta pilotlar, laboratuvar haline getirilmiş uçaklarla yıl­dırım bulutu içinde uçarak ölçmeler yaptılar. 1970’lerde Grenoble Nükleer Araştırmalar Merkezi (CENG), bir yıldırım bulutunu yerden deşarj edebilmeyi başardı. Bu amaçla buluta, paragrel tipi (dolu bulutunu yağ­mur bulutuna çeviren) bir füze atılıyordu. Bu füzenin arkasında bulunan çok uzun bir bakır tel, bir parato­ner rolünü oynuyordu. Bu füzeyle istendiği anda yıl­dırım düşürülerek, bulutun yükü boşaltılıyordu. Benzer yıldırım düşürme merkezleri 1973’te Fransa’da St-Privat d’Allier’de ve 1981’de ABD’de Yeni Meksika ve Florida’da (Apollo füzelerinin atıldığı Kennedy Uzay Merkezi’nde) kuruldu.
Ancak bu da yetmiyordu. Yıldırımı önceden ha­ber veren bir sistem gerekliydi. Bu, LLS (Lightening Location System = yıldırımın yerini belirleme sistemi) ile sağlandı. Bu sistem, 300 km yarıçaplı bir alanda 1-3 km hatayla, bulutla toprak arasındaki elektrik bo­şalmalarından doğan uzun elektromanyetik dalgaları kaydetmektedir. Fransa’da Meteorage-Franklin firması, 16 alıcı uç içeren böyle bir şebekeyle yıldırım düşme­lerini önceden haber vermektedir. Bu veriler bir bilgi­sayar merkezine gelmekte, istatistiklere çevrilmekte, uçakları, patlayıcı ve yanıcı madde fabrikalarını koru­makta ve orman yangınlarını önlemektedir. Bu bilgi Minitel bilgisayar şebekesiyle abonelere eriştiriliyor. Ancak, Meteorage sistemi de yetersizdir: Bu sistem, yıldırımı, yıldırım ancak dünyayı terkederken haber verir. Ayrıca iki bulut arası veya bir bulut içindeki elek­trik deşarjlarını haber alamaz.
Daha mükemmel bir sistem SAFİR’dir. (Surveillan-ce et Alerte Foudre par interferometrie Radioelec-trique= radyo-elektrik interferometri ile yıldırım haber alma). Fransa’da ONERA uzay araştırma merkezi ta­rafından geliştirilen bu sistem, yükseklikteki kısa dal­gaların yerini, en çok 300-5000 m bir hata ile belirleyerek yıldırımı önceden bildirir. SAFİR, özellikle uçakları ve uzay füzelerini yıldırımdan korumada kul­lanılmaktadır.
Bir diğer ilginç sorun, top biçimi yıldırımlardır. Es­ki çağlardan beri bilinen top biçimi yıldırımlar üzerin­de gözlemler ve deneyler, ne yazık ki yetersizdir. Gök gürlerken, birden evinize havada uçan sarı-turuncu kü­resel bir yıldırım girebilir. Uçan daire sanabilirsiniz. Bu elektrik topu, daha küçük toplara ayrılabilir. Sakın eli­nizi değdirmeyin: Top biçimi yıldırım 200 ve nadiren 500 kiloamper = 500.000 amper elektrik taşımaktadır. SAFİR sistemi; top biçimi yıldırımların esrarını da çö­zecektir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
İrade nedir ve iradeli olmak ne demektir?