XVI. ve XIX. yüzyılda bir çok ülkede toplam olarak ellinin üstünde icatçı, makineyle yazı yazmak konusunda büyük caba gösterdi. Bunlardan ilki, 1714′de bir İngiliz’in yaptığı makinedir. Fakat bütün girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Yaşam serüvenine basımcı olarak atılıp postacılık, vergi tahsildarlığı gazete yazarlığı ve icatçılık gibi bir sürü iş değiştiren Christopher Latham Sholes, bir yazı makinesi yapmayı düşündüğünde 48 yaşındaydı ve Mihvaukee eyaleti senatörüydü. Ohip eyaletinden gelmiş bir demir tüccarının oğlu olan avukat Carlos lindden’le yazı makinesi deneme modelini meydana getirdi. Piyano klavyesi, ayak pedalı ve her biri bir harf manivelasına bağlı bir sürü telin birleşimi bîr araçtı bu Model sonradan Sholes’in yapacağı elliye yakut yazı makinesi modelinin ilkiydi. Günümüzde kullanılan yazı makinelerini andırıran örneği İlion silah fabrikasınca ısmarlandı. İlk 5 bin makine 1873′de de orada ve Remiıîgton markası adı altında yapıldı. Çağımızın günlük yaşamında kullanılan teknik yardımcı araçlara bakınca, yazı makinesi bir çocuk oyuncağı, gibidir. Fakat mekanik açıdan yine de bîr mucize’dir. Bu, ilk Remington katalogunda şu satırlarla özetleniyordu: “Yazı kaleminden üstün yanları vardır: Okunaklılık, çabukluk, kullanış kolaylılıği,:ekonomik açıdan da verimlilik:… Uzun süre elle yazanların parmaklarında görülen krampa yol açmaz, gözleri yormaz, uzun süre yazanlarda görülen sırt çarpıklığı yapmaz. Gemilerle yolculuk edenler elle yazılamayacak durumlarda olanlar bu makineyi kullanabilirler. Yazı makinesi bütün iş adamlarınca büyük ölçüde kullanıldı. Fakat kullanılabilir ilk yazı makinesinin ne icatçıları, ne de yapımcıları bunun ast! büyük önemini önceden görememişlerdi. Yazı makinesi, kadına bir çahşma alanı açıyor ve onu toplumda yepyeni bir duruma çıkarıyordu: Sekretertlik
Yazı makinesinden yararlanan ilk Avrupalı yazar; Kont Le Tolstoy olmuştur; Tolstoy, 1885′dekızına yazı makinesini öğrettikte tün çoğunu ve bütün mektuplarını ona yazdırmıştı. Tolstoy’un kızı böylelikle Avrupa’nın ilk kadın daktilosu da oluyordu. Oysa» Avrupa büyük kentlerinin iş yörelerinde herhangi bir genç kızı görmek pek ender rastlanan bîr olguydu. Kadınlar kentlerin o yörelerine pek ayak basmazlardı. Bugün büro isterinde çalışan kadınların sayısı, erkek görevlilerin sayısını aşmıştır. Toptum yaşamındaki böylesine kökten bir değişimde yazı makinesi kullanılmanın rohi ve önemi yadsınamaz.
