Bu tür bir sistem, ilk kez Washington’da Mahlon Loomis tarafından 21 Temmuz 1866 tarihli bir gazetede açıklandı. Aym yılın Ekim ayında Loomis, Catochin Ridge ile Bear’s Den arasındaki 14 mil uzaklıktan mesaj iletmeyi başardı. Denemeyi izleyenler arasında, Kan-sas Senatörü Samuel C. Pomeroy ile Temsilciler Meclisi’nin Ohiolu üyesi John A. Bingham da vardı. Mahlon Loomis, mesaj iletmeyi nasıl başardığını şöyle anlattı:
“Virginia’da, Blue Ridge Dağları’nm 700 metre yükseklikteki iki tepesinden birer uçurtma havalandırıldı. Uçurtmaların ikisi de tepelerin en uç noktalarından havalandırılmıştı. Altlarında, yaklaşık 40 santim uzunluğunda bakır birer tel vardı. Bu telerin uçlarından aşağıya 200 metre uzunluğunda bir kablo sarkıyordu. Yerde, ıslak bir toprak üzerinde galvanometre bağlantısı yapıldı. Her iki uçurtmada da kesinlikle aynı bağlantılar vardı. İki gruptaki zaman parçaları da birbirinin aym olarak ayarlanmıştı. Belirli bir saat ve dakikada, istasyonlardan birindeki galvanometre, toprak hattına ve uçurtmaya bağlanacaktı. Öteki istasyonda, galvanometrenin toprak hattı bağlantısı zaten yapılmıştı. Uçurtma ile yarım dakikalık bağlantı yapılacaktı. Bu ilk istasyondaki iğneyi, sanki aynı pile bağlanmış gibi hareket ettirecekti. “Bu ilk gösteriden sonra, Loomis, deneysel çalışmalarını sürdürdü. Bazı raporlara göre, iki çelik tadyo anteni dikmeyi başardı. 20 Temmuz 1872 günü, kendisine “telgraftaki gelişmelere ilişkin” patent garantisi verildi. Ertesi yılın Ocak ayında, Amerikan Kongresi, karşılığında hizmet satın almak üzere Loomis’e 2 milyon dolar kredi açılmasına karar verdi. Ancak, ekonomik darboğaz nedeniyle bu destek Loomis’e ulaşamadı ve talihsiz mucit, ölümüne kadar (1886) kendi olanaklarıyla buluşunu gerçekleştirmek için uğraştı.
İngiltere’de ilk radyo iletişim sistemini David Edward Hughes kurdu. Hughes, telefon alıcısına bağlanacak bir mikrofonun içindeki indüksiyon dengesi bozulduğunda, bir ses yayınladığım keşfetti. Londra’daki evinde —yayın merkezine bir dakikalık mesafededir— bu konudaki çalışmalarını sürdürdü. Yaptığı de-!neyler sonunda, herhangi bir devrede meydana gelecek elektrik şeraresi, binamn herhangi bir yerinde, bir telefon alıcısı mikrofon bağlantısıyla algılanabilecek bir başka devrenin oluşturduğunu gördü. Evinde birbirinden en uzak iki oda arasındaki mesafe, 20 metreydi. Daha büyük bir menzilde deneme yapmak için caddeye çıktı. Alıcı elinde, telefon ise kulağındaydı. Sinaller, yansıtıcıdan 30 metre uzaklaştığında, iyice güçlendi. Sonra gittikçe yavaşladı ve 250 metre sonra duyulamaz hale geldi.
Hughes, buluşunu 1879 yılının Aralık ayında Sir W.H. Preece ile Sir William Crookes’a tanıttı. 20 Şubat 1880 günü, Prof. Huxley ile Sir George Stokes’a ikinci bir tanıtım daha yaptı.
Hughes, konu ile ilgili çalışmalarım daha sonra da sürdürdü. Ancak, elde ettiği bulguları yayınlamadı. 1899 yılında, Sir William Crookes, Hughes’un elde ettiği bu sonuçlan Fortnightly’de yayınlamak istedi. Ancak Hughes, bu öneriyi kabul etmedi. Zira, uzun süre sustuktan sonra ortaya çıkıp, bu konuda çalışma yapan başka kişilere haksızlık etmek istemiyordu. Bu nedenle radyo dalgalarının varlığını kanıtlamanın onuru, Alman elektrik bilimcisi Heinrich Hertz’e bırakılmış oldu. Hertz, konuyla ilgili parlak çalışmaları 1887-1889 yılları arasında gerçekleştirerek radyo iletişimi ve yayıncılığına giden yolun ilk taşlarını döşemiş oldu.
