Radar, radyo dalgalarıyla algıla­ma ve uzaklık ölçümü anlamına gel­mektedir.Radarın çalışma ilkesi ol­dukça yalındır; bir vericiden doğup, bir engele çarparak yansıtılan özel radyo dalgalarının algılanması teme­line dayanmaktadır. Radar bir baktma gökyüzüne ışık demeti yollayan ışıldakla karşılaştırabilir. Işıldaktan yayılan demet, sözgelimi bir uçağa raslayınca yansıma yapar ve ışılda­ğı çalıştırana geri döred. Bu da, ça­lıştırıcının cismi görüp, izlemesi ola­nağını yaratır.Radar ünitesi, gökyüzüne ışık dalgaları değil, mikrodalgalardan oluşan bir demet salar.Üstelik, tek bir ünitesinde hem alıcı hem de ve­ricinin birlikte bulunmaları gibi bir üstünlüğü vardır. Ayrıca, radar üni­tesi, yakaladığı cismin hareketlerini ve vericiden uzaklığını algılayacak yeterliliktedir.Radar, ikinci Dünya Savaşı bo­yunca birçok oluş tarafından kulla­nıldı. Radarın geliştirilmesi konusun­da, savaşın sürdüğü beş yıl boyun­ca gösterilen aşamaların, elektroni­ğin tümünde, önceki 25 yılda göste­rilenlerden üstün olduğunu belirt­mek yerinde olur. Radar teknikleri öylesine geliştirilmiştir ki, elektroni­ğin başka birçok kolunda da uygu­lanması olanağı doğmuştur.
Askeri amaçlı kullanımlarının ve yararlarının dışında, radarın meteo­roloji deniz ve hava yolculuğu gibi alanlarda da say ılamalacak kadar yararlı kullanımları vardır. Sözgelimi, gökyüzündeki cisimlerin saptanma­sı, fırtına bulutlarının Önceden algı­lanabilmesi, yüksekliğin ölçülebil­mesi, konum saptama ve bulutların altında kalan bölgenin görünümü­nün elde edilebilmesi gibi konularda, hep radardan yararlanılmaktadır. Günümüzdeki çalışmalarsa, radarla kötü hava dalgalarının ötesinin gözlenebilmesini sağlamaya yönelmiş­tir.Bu çalışmanın amacı, radarla, in­san gözünün algıladığı türden bir gö­rüntü elde etmektedir.