İşte böylece kitap kapağı ortaya çıkmış oldu. Alıcı bu kitapta kitabın adından başka kitabın neden sözettiği, kimin tarafından yazıldığını; nerede, ne zaman basıldığını da öğrenmiş oluyordu. Kitabın yalnız adı beş altı satır tutuyordu. Bu ad, aynı zamanda kitabın neden söz ettiğini de anlatmaya çalışırdı. Eski bir kitabı bu uzun adlardan tanımak mümkündür.
O dönemde kitabın ilk sayfası kitapçı dükkânının kapısına asılırdı. Bu, kitabın çıkışını bildiren bir ilan demekti.
Peki, virgül nasıl doğmuş ve virgülü kim bulmuştu?
Virgülü bulan ve kullanan, XV. yüzyıl ile XVI. yüzyıl arasında yaşamış olan AMe Muince adlı tanınmış Venedikli basımcı ve yayıncıydı.Kitap sayfalarına sayı konmasına ancak XVI. yüzyılda baştandı. Kitap böylece değişiyordu. Yanı sıra, kitabın alıcısı da değişiyordu. Eskiden kitabı kopya eden yazıcıya bir papaz gelir, bir dua kitabı kopyası ısmarlardı. Aynı şekilde dönemin soylu kadınla-ndan biri, uşağını göndererek hem bir dua kitabı yazılmasını, hem de kumaştan bir cilt yapılmasını isterdi. Bir din bilgini de, kilise kurucularının yaşamıyla ilgili kocaman bir kitap kopyası ısmarlardı.
Oysa, basılı kitap, bütünüyle başka tür binlerce alıcı buldu. Artık kentliler ve öğrenciler kitapçı dükkânlarını sık sık ziyaret eder oldular. Basımevlerinden kitapçı dükkânlarına taşınan kitapların sayısı her yıl biraz daha artmaktaydı. Sonunda, yeterli kâğıt yapmak için gerektiği kadar paçavra bulunmayacağı anlaşıldı. Paçavra yerine bir başka madde bulmak gerekiyordu. Uzun denemelerden sonra kâğıdın odundan yapılabileceği anlaşıldı.Şimdi yalnız en iyi cins kâğıtlar paçavradan yapılmaktadır. Yazı kâğıtları, gazete kâğıtları ve ambalaj kâğıttan da odundan üretilmektedir.
Görutıuşte kâğıt, paçavraya ya da oduna biç. benzemez. .Oysa, bunlar arasında büyük bir benzerlik vardır. Kırılmış bir kibrit çöpünü ya da paçavradan çıkarılmış bir ipliği iyice gözden geçirin bir hele: Bunlardan her ikisinin de incecik birtakım telciklerden yapılmış olduğunu görürsünüz. İşte kâğıt da bu çeşit telciklerden yapılmıştır. Bir yaprak kâğıttan bir kâğıt parçası koparıp kenarını ışık altında gözden, geçirirseniz buna inanmanız daha kolaylaşacaktır.
