İrade nedir ve iradeli olmak ne demektir?

7 Ekim 2008 tarihinde tarafından eklendi.

İrade nedir ve iradeli olmak ne demek­tir? iradenin ne olduğunu anlamak için faaliyet hayatımıza, yani benliğimizin dış âlemle tema­sını temin eden fiil ve hareketlerimizin topuna birden dikkatle bakalım. Çünkü, şimdiden söy­leyeyim ki, irade kelimesi ile ifade ettiğimiz ruhî meleke, birtakım fiil ve hareket şeklinde beliren bir kuvvettir. Okuyucum! Bilirsin ki, bedenî ve ruhî iki tür varlıktan mürekkebiz ve bedenî yahut maddî varlığımız itibarıyla her şey gibi, biz de umumî tabiat kanunlarına bağlıyız. Meselâ, cisimler gi­bi biz de düşeriz. Her maddî varlık gibi, türlü tesirler altında biz de ırgalanır sallanırız. Özet­le, bu bakımdan, cihanşümul tabiat deryası için­de yüzen bir saman çöpüyüz.Fakat, ruhî varlığımız ve şuurlu bir benlik ol­mamız itibarıyla, muhakkak ki bir saman çöpün­den daha başka bir şeyiz, içinde şuur dediği­miz esrarengiz bir kudret kaynağı taşıyan canlı bir uzviyetiz ve hızını, bu kaynağın esrarından alan sayısız fiil ve hareketlerin süjesi ve failiyiz. Şöyle tasavvur et ki, kâinat bir denizdir; biz in­sanlar ise, meçhul bir semte doğru yol almış gi­den hayat gemisinin yolcularıyız. Dalgaların çır­pıntısı ile sallanan geminin içinde, biz de sal­lanmaktayız. Bununla beraber kimimiz kazan ağzında ocaklara kömür atıyor, kimimiz güver­tede elleri arkasında gezinip bakmıyor, kimimiz de kaptan köprüsünde önünde pusula, dümen tutuyor… Ne demek istediğimi tabiî anlıyorsun. Hepimiz, etrafımızdaki her şeyle beraber, gemi­mizin sallantısına uyarak eğilip ırgalanıyoruz. Fa­kat, aynı zamanda ayrıca kendimize mahsus ha­reketler de yapıyoruz. Ve hissediyoruz ki, eğilip ırgalanma şeklindeki birinci tür hareketler bizim değildir. Bunlar, tabiat faktörlerinin eseridir, ikin­ciler ise, bizimdir. Bunların yapıcı ve sahibi bizizdir.
Gerçi iyi düşünürsek, berikiler de, birinci tür hareketler gibi, yaratıcı kudretin var edici görün­mez eliyle meydana gelmektedir. O sonsuz de­nizi çalkalayıp gemimizi sallayan kudretle, gü­vertede bizi gezdirip etrafa bakındıran; kâh gül­dürüp, kâh ağlatan, özetle bizi var edip hayat sahnesine gönderen kudret—adına ister Tanrı de ister Dieu hep aynı bir kudrettir. Şu fark ile ki, bu ezelî ve sonsuz kudret, bizim dediğimiz hareketlerde doğrudan doğruya değil de, bizim benliğimiz vasıtasıyla etken olmakta, eserle mü­essir arasına, sanki üçüncü bir varlık olarak, biz girmekteyiz. O ebedî ve aynı olan kudret, bizi hareketlerimizde ve yaptığımız işlerde serbest bırakmaktadır. O kudret nedir? Onu sorma Halletmediler bu lugâzın sırrını kimse Bin kafile geçti hükemâdan, fudalâdan.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Köprüler