İkinci Dünya Savaşı sırasında ameliyat ve anestezi tekniklerinde, büyük gelişmeler sağlandı. Ameliyattan sonra, hastalarını koğuşlara göndermek yerine, karmaşık ve tehlikeli vakalarda doktorlar, ellerinin altında bulunmak üzere birkaç yatak hazırlattılar ve bu bölümde en bilgili ve yetenekli personeli görevlendirdiler. Bu iyileşme odaları, zamanla, hastanın yaşamsal faaliyetlerim dakika dakika izleyebilmek için elektronik aygıtlarla donatıldı. İlkin, kalp atışlarım denetleyebilmek için elektrokardiyogramlar yerleştirildi. Sonraları, kan basıncını ve kanın kimyasal yapışım ölçebilmek için çok küçük boyutlara indirgenmiş aygıtlar geliştirildi ve yoğun bakım odalarına kondu. Zamanla, bu tür yoğun bakım odalarının zehirlenme, kalp krizi ve beyin kanaması gibi bazı hastalıklar için de çok yararlı olduğu ortaya çıktı.
