Günümüzden üç bin yıl önce, Çin’de uçurt­ma uçurulduğu biliniyor. Yazılı tarihten bin yıl önce yaşanmış olmasına karşın, bu konu­da sayısız söylenti vardır. Bunlardan birine gö­re, Kungshu Phan adlı Çinli bir mühendisin yaptığı uçurtma, üç gün boyunca hiç alçalma­dan uçtu. Bir başka söylentiye göre, bir sa­vaşta, Çinli bir general, askerleriyle, kuşattı­ğı kale arasındaki uzaklığı ölçmek için uçurt­ma kullandı. M.S.100Ö yıllarında, Uzakdoğu’da insanı havaya kaldırabilecek büyüklükte uçurtmalar yapıldığı biliniyor. Sık sık düzenlenen uçurt­ma yarışmalarının yanı sıra, uçurtmaların baş­ka işlevleri de vardı. Örneğin bazı küçük uçurtmaların kuyruklarına bir kanca takılır ve balık avlamak için kullanılırdı. Ayrıca, inşa­at sırasında, çatıdaki ustanın istediği bazı mal­zemeler de uçurtma aracılığıyla gönderilirdi.
Avrupalılar, uçurtmayı Hollandalılar ara­cılığıyla 17. yüzyılın başmda tamdılar. 18. yüz­yılda ise, tüm Avrupa uçurtma hastası oldu.
1800′lerde Bristol’da George Pocock adlı bir öğretmenin yaptığı dev uçurtma, dört-beş yolcuyu saatte 30 kilometrelik bir hızla kaldı­rabilecek güçteydi. Zamanla uçurtma, yaİnızca eğlence aracı olmaktan çıktı ve bilime de büyük katkılarda bulundu. Havacılığın gelişiminde uçurtmanın yeri yadsınamayacağı gibi, etkisini uzay tek­nolojisinde bile gösterdi.