23 Ekim 1814 günü, İngiltere’nin Chelsea ken­tinde York Hospital’de yapıldı. İngiliz Ordusu’ndan bir subay, cıva zehirlenmesi sonucu burnunu kaybetmişti. Doktor Joseph Constantine Carpue, kendisine alın derisinden ye­ni bir burun yaptı. Carpue’nin yöntemi, 1794 yılının Ekim ayında yayınlanan “Gentleman’s Magazine” adlı dergide çıkan bir makaleye dayanıyordu. Bu makaleye göre, bir İngiliz su­bayı, Hindistan’da tutsak düştüğünde, yerli­ler kendisinin burnunu kesmişlerdi. Bu su­bayın alın derisi yüzülerek burnunun üzerine indirilmiş, sonra gerektiği kadarından yeni bir burun yapılmıştı. Plastik cerrahinin bu türü Hindistan’da 5. yüzyıldan beri biliniyordu. Özellikle Coomalar Aşireti, bu konuda uz­manlaşmıştı. Dr. Carpue, onların tekniğini, burun deliklerini birbirinden ayıran yapay bir kikırdak üreterek geliştirmişti. Plastik cerrahi, en büyük gelişimini I. Dünya Savaşı yıllarında gösterdi. Yalnız İn­giliz Ordusu’ndan 11 bin kişi, bu yeni gelişen yöntemle tedavi edildi. Plastik cerrahi için ilk birim, Sir William Arbuthnot-Lane tarafın­dan, Cambridge Askeri Hastanesi’nde, 1916 yılında açıldı. Bir yıl sonra da Kent’te, Yeni Zelandalı cerrah Sir Harold Gillies yönetimin­de ilk plastik cerrahi hastanesi hizmete girdi.