Birinci yüzyılda yaşayan Romalı devlet ada­mı ve yazar Seneca, içi su dolu bir cam kübün, cisimlerin görünümlerini büyüteceğini bi­liyordu. 13. yüzyıl İtalya’sında “mercek” adı verilen bükülmüş cam parçaları yaşlı öğret­menler tarafından “gözlük” olarak kullanı­lıyordu. Böylece bu öğretmenler, uzağı göre­bilme yeteneklerine yeniden kavuşmuş oluyor­lardı. Çok geçmeden, mercekler, teleskop ve mikroskoplarda da kullanılmaya başlandı. İlk merceklerin tek kusuru, bükülmüş camdan elde edildikleri için, görüntülerde bu­lanıklığa yol açmalarıydı. Ayrıca ışığa farklı açılardan bakıldığında, farklı renkler görülü­yordu. 1733 yılında, İngiliz bilgini Chester Hail, ayrı cam tabakalarından mercek yapa­rak bu hataları giderdi.