M.Ö. 2800 yıllarında Mısırlılar, dekoratif amaçlarla ince ahşap tabakaları, daha kalın kütüklerin üzerine yapıştırmayı biliyorlardı. Zamanla, ince tabakaların üst üste getirilme­siyle elde edilen bir tahta perdenin, aynı ka­lınlıktaki yekpare bir tahta perdeye oranla daha dayanıklı olduğunu farkettiler. Ne var ki, ahşabın bu özelliği, 19. yüzyıla kadar ihmal edildi ve ince kesilmiş ağaç dilim­leri yalnızca dekoratif amaçlarla kaplama un­suru olarak kullanıldı. 1830 yılında, Avus­turyalı marangoz Michael Thonet, çok ince tahta dilimlerim buhar yardımıyla istediği bi­çimde şekillendirdi. Sonra bunları birbirine yapıştırdı ve değişik türde mobilyalar üretti. Zamanla bu mobilyaların yekpare keresteden yapılmış benzerlerine oranla çok daha daya­nıklı oldukları kanıtlandı. Zira, her ince ta­bakanın genleşme gücünün birleşmesi, tek parçalı kalın bir tabakamn genleşme gücün­den çok daha fazlaydı.