ELEKTROLUMİN ESANS paneller kaplamak tavsiye edilebilir; en etkin ve soğuk ışık kaynağıdır,pek kullanılmaz.Yeşil ışık verir; fazla ışık gerekmeyen hasta odalarında kullanılır. .
Flûoresan tüplaren gerçekleş­mesi ünlü fizikçi ve endüstri teknikcisi ANDRE CLAUDE sayesinde olmuştur.Işıklandırma tekniğinde, bilim alanı uygulamalarla devamlı temas halindedir, termodinamiğin ve ışılda­ma teorisinin verileri, elektrik ve elektronik kanunları, ışıklandırma alanında yeni buluşlara yer vermek­tedir.Flüorensans konusunda önem­li çalışmaları bulunan Georges Claude’un yeğeni ve öğrencisi olan Andre Claude, aynı alanda çatışma ve uygulamalara girişti ve icatları ışıklandırma tekniğinde yeni bir çı­ğır açtı. Yalnızca Kuantum fiziğinin açıklayabildiği ve “Stokes Kuralı” denen bir olay vardır Bir ışıldama­ya manız kalan atomik veya motekiiler bir sistem, bunu emebilir ve kı­sa veya uzun bir süre sonunda, yük­lendiği enerjiye bağlı olarak, yeni bir ışıldama verebilir. Radyasyonu alma ile yeni bir radyosyon verme hemen hemen aynı anda ise “Huoresanstan bahsedilir. Verilen radyasyon bazan aynı frekanstadır, akat genel olarak uyarıcı radyasyonun frekan­sından daha düşüktür. İşte buna “Stokes Kuralı” denir,yani frekans­larda alçalma meydana gelir. Frekanslardaki bu düşme, Andre Claude’u yeni ve yaygın bir ışıklandırma türünü yaratmaya sevketmiştir. Bu­har içinde veya basıncı azaltılmış gazlar içinde elektrik deşarjları ile meydana getirilen ışığın randımanı, enkandesan {akkor halinde) cisimle­rin termik etkiyle husule getirdiği ışı­ğın randımandan yüksektir; fakat de­şarjlarda elde edilen ışık çok kez faz­la renklidir ve göz içinde pek hoş de­ğildir, örneğin cıva arkı, görünen spektrumun mor ucuna doğru bir ışık verir, hoş olmayan bir rengi var­dır ve aydınlattığı bütün cisimleri mor ve soluk gösterir. Fakat flüoresan bir cisim vasıtasiyle cıva arkının radyasyonunu göze hoş görünen bir renge çevirebiliriz. İşte bu teorik dü­şünce önemli bir uygulamaya yol aç­mıştır.Bir cıva buharı tübünde, cıva atomları mor ışınla birlikte görünme­yen ültraviyole ışınları da çıkarmak­tadır, bu son ışınlar ise camın cidar­ları tarafından emilmekte ye boşa gitmektedir. Stokes kuralından ya­rarlanılarak bu ültraviyole ışınlar görünür ışınlar haline getirilmiş ve böy­lece lambaların randımanı çok art­mıştır. Bunun için cıvatübünün iç ci­darına flûoresan bir madde konmuş ve görünmeyen ültroviyole ışınları, daha düşük frekanslı görünür ışın­lar haline getirilmiştir. Enkandesan lambalarda watt başına elde edilen ışık umumiyetle 10 ila 15 lumen ve randıman da %’de 1.5 ila 3.5′dur. Flüoresan lambalarda ise ışık, watt başına 50-80 lüme’ndir, randımanlar­da %10 ila 12′dir, bu sonuçlar ise en iyi filamanlı lambalara nazaran dört kat kadar üstündür
Buluşlarıyla ışıklandırma tekni­ğinde büyük ilerlemeler ve büyük bir ekonomi sağlamış olan ünlü fizikçi ve mühendis Andre Claude, genç ya­şında ve 1955′te ölmüştür.