Birleşik Amerika’ya göç etmiş bir başka Alman da dizgicileri o yorucu ve ağır el işinden kurtardı. Vürttenlıerg’li bir öğretmenin oğlu Ottmar Margenthaler, Bahirhor’daki bir işlik­te tekniker olarak çalışmaktaydı. 1876 yiteda bir icatcılar grubuna başvur­du . Aynı konuda yıllardır birçok görüşü deneyen araştırıcılar bu alana epeyce de para dökmüşlerdi. Çeşitli makine örnekleri tasarladı; yaptı, yapımda değişikliklere başvur­du ve sonra hepsini hurdacıya verip yeni baştan çalışmaya başladı. Sonun­da ve 1890′da “Lynotype” modelin­de kesin bir çözüme vardı. Bazı ufak tefek değişimlere günümüz gazete basımevlerinde de kullanılan bu maki­ne, gazetenin sütun genişliğine ve boyuna uygun dizilmiş satırlar verir. Dizgici, makinede bir klavyeye basın­ca, makinenin yukarısında bulunan hazneden bir matris iner. Bu matris düz bîr metal levhadır. Üst yanında kabartma bir harf vardır. Bu harf, bir satır genişliğinde küçük bir kutu olan “toplayıcı”ya düşer. Satır tamamla­nıncaya kadar matrisler burada biri­kirler.
Dizgici satır tamamanınca bir ha­reket kolunu aşağı çeker ve satır, oto­matik olarak döküm’e gider. Sıvılaşmış metal, matrisin harflerini doldu­rur ve hemen soğur. Dökümü bitmiş ve bıçakla kesilmiş satır makinenin ön yanına atılırken, matrisler de yukarı­ya hazneye çekilir ve her biri kendisi­ne ayrılmış göze girer.
Bu sırada matris kenarlarının anahtarımsı çentiklerinin yardımıyla harflere göre ayrımlama yapılır.