İnsan beyni, küçük bir parçasını gördüğü ve algıladı­ğı bir şeyin tüm özelliklerini ve tamamını hatırlayabilir. Örneğin, bir parfüm kokusu, bize o kişiyle ilgili öylesi­ne çok şeyler hatırlatabilir ki. Yani, bir bütünü tanımak için, o bütünle ilgili tüm verileri eksiksiz olarak beyne sunmak ye hepsinin tek tek sınamasını yapmak ge­rekmez, işte bu özellik, beynin çağrışımlar yoluyla ve holografik olarak işlediğini gösterir. Görmeye dayalı algılama da böyledir. Bilinçli bir mantık silsilesi içinde algoritmik olarak değil, bilinçsizce kurulan çağrışım ka­nalları ile çalışır. Hatta belirli bir mantığa dayanan sat­ranç oyunu bile bu tür özelliklere sahiptir. Sırf bu yüzden, bütün oyuncuları yenebilecek bir satranç programı, bir türlü hazırlanamamaktadır. Beyin çok sayıda beyin hücresinden (nöronlardan) meydana gelmiştir. Her nöron, birçok başka nöron ile bağlantı halindedir. Bir nöron, aktive edilsin ya da edilmeşin, yani bir uyarı alınsın ya da alınmasın, çevrede bağlantılı olduğu tüm nöronlardan haberdardır. Beyin faaliyeti sırasında nöronlar birbirinden bağımsız ola­rak, komşularının durumlarına bakar ve onların etkin­liklerine göre, kendilerinin bir an sonraki durumunu belirlerler. Böylesi bir sinir bağlantısı ağı çok esnektir. Birta­kım nöronların devre dışı kalması, toplam aktiviteyi ve genel fonksiyonları etkilemez. Nitekim beyinde sürekli olarak bazı hücreler ölmekte, ama düşünce faaliyeti ve hafıza işleyişi, bundan hiç etkilenmemektedir. Düşünmek ve işlem yapmak, beyindeki ortaklaşa bir çalışmanın ürünüdür. Her bir nöronun anlık ve ba­sit eylemlerinin toplamı, bütün sinir ağının, karışık fonk­siyonları yerine getirmesini sağlamaktadır. Bu düzenleme biçimi, nöronlara, davranış biçimlerini ba­sit kurallara göre belirleme ve birbirlerini etkileme im­kânı verir. Ayrıca yine bu yolla, bilgiler, beynin belirli bölüm­lerinde saklanmak yerine, beyin ağının tümüne dağı­lırlar. Her bilgi birimi, nöronlar arasında kendine özgü bir “bağlantı modeli” ile yerini alır. Bu türlü karakteri ze edilen bilgilere, aynı modele uygun bir çağrışım fre­kansı gönderilecek olursa, hatırlama gerçekleşir. İşlem birimleri beyindeki nöronlar gibi düzenlen­miş bilgisayarlar “düzensiz problemleri” çözmeye yö­nelebilirler. Nörobilgisayarlarda yer alan yapı elemanları arasındaki bağlantılar, çok sayıda ve çok yönlüdür. Ayrıca bilgisayarın, bunları programlanabi­len saklayıcılar olarak kullanabilmesi, onların belirli problemlere göre ayarlanabilmelerini mümkün kılar. Nörobilgisayardaki bağlantıları yeniden çok yönlü ola­rak düzenlemek ve böylece, düzensiz problemlerin de­ğişken çözümlerini sağlayabilmek de imkân dahilindedir.