ALKOLÜN ETKİLERİ VE ZARARLILIK SINIRLARI

7 Ekim 2008 tarihinde tarafından eklendi.

Alkol alındıktan 15-30 dakika içinde kana geçer ve zararlı etkisini gösterir. Alkol alındıktan sonra, 1-1,5 saat içinde kanda en yüksek düzeye ulaşır. Al­kolün karaciğerde saatte 10-15 cm3 ü yakılarak tü­ketilir. Böylece alkol alır almaz, kanda alkol yükselerek öncelikle beyin, kalp ve böbrekleri etki­leyerek, bu organlara ait erken belirti gösterdiği hal­de, devamlı alınışı alkolün parçalandığı karaciğer ile, etkilendiği beyinle ilgili olarak görme, davranış ve uyku bozukluğu yapar; kalp damar, sindirim ve cin­sel sistemleri alt üst eder. Bu, alkol alan kişinin al­kole duyarlılığına, aç oluşuna, alınış hızına ve kişinin beden ağırlığına bağlıdır. Kanda alkol düzeyinin % 0,05 kadar oluşu kötü etkilerin çıkışına neden olur.
Acaba alınan alkolün alışkanlık yapan ve bu ki­şilere alkolik denilen tipi ile birçok felaketlere neden olan kronik alkolizmden alkol zehirlenmesine kadar değişen tablonun ayırımını yapabilir miyiz?
I — Anî (akut) Alkol Zehirlenmesi :
Kısa sürede ve aç karnına fazla alkol alınınca, alkol süratle kana ve oradan beyne geçerek anî ze­hirlenme belirtileri yapar. 150-200 gr alkol (10-15 duble veya 400-500 cc rakı, viski, votka) kısa süre­de içilirse bulantı, kusma, yürüme ve hareket bozuk­luğu olur ve kişiye göre başlama süresi değişik olmakla beraber bilinç kaybı, koma ve nihayet solu­num ve kalp durması sonucu ölüm olur. Uyku ilâç­ları (Barbiturat) alanlar alkol alırsa, daha kolay zehirlenir, etkisi uzun ve ağır seyreder.
II — Alkol Zehirlenmesi ve
Sarhoşluk :
Bu, alkollü içkinin yavaş yavaş, fakat kanda et­kileyici dozda, zehirleyici yoğunlukta bulunacak ka­dar alkollü içki almakla olur. Birçok defa tekrarladığımız gibi, bu alkollü içki alma hızı, mikta­rı, içki sıcaklığı, kişinin tokluğu, beraberinde alınan besi ve kişinin duyarlılığı ile ilgilidir. Amerikalılar ge­nelde sarhoşluğu kan alkol düzeyinin % 0,10 gr (100 cc de 100 mgr veya 1.00 promil) düzeyine ulaşması olarak kabul etmişler ve % 0,05-% 0,09 gr alkol bu­lunuşunu sakıncalı alkol almış (impaired) olarak ka­bul etmişlerdir. Halbuki bu işte büyük deneyimi olan İskandinav ülkeleri % 0,05 gr (0.50 prorr il) Orta ve Batı Avrupa ülkeleri % 0,08 gr olarak kabul etmiş­tir. Fakat genelde yasal olarak kan alkol düzeyi % 0,05 gr (0,50 promil, 100 cc ka^da 50 mg) olma­sıdır. Bu genellikle 55 kg’lık bir insan için, bir şişe bira, iki bardak şarap, bir duble rakı, viski, votka, 80kg’lık kişi için, iki şişe bira, üç bardak şarap, üç duble rakı, viski, votkadır.
Kanda alkol seviyesi % 0,07 gr (0,70 promil)’a yükseldiğinde, uyum (koordinasyon) gücü kaybolur, amaçlı hareketler bozulur, uyuşukluk ve uyku haN gelir, hız korkusu kalkar, beyincik de etkilenerek yü­rüme ve denge bozulur. Bulanık ve çift görme geli­şir; renkleri ayırmada güçlük başlar. Kandaki alkolün bu düzeye çıkması için 55 kg’lık insanların iki şişe­den fazla bira, üç şişe şarap ve üç duble ağır içki alması veya 80 kg’dan ağır olanların üç şişe bira, dört bardak şarap, dört duble ağır içki alması gere­kir. Federal Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya, Danimarka, İsviçre, ispanya, Belçika, Lüksemburg ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı eyaletleri % 0.08 gr’a kadarki kan alkol seviyesini suç kabul etmez, izin verir.
Kan alkol seviyesi % 0,1 gr (1.00 promil)’a yük­seldiğinde, artık beyin dış veya kortikal kısmınca yü­rütülen kontrol ve düzenleme görevi ortadan kalkar. Kişi kusursuz olduğu yanılgısına kapılır, bazen co­şar aslanlaşır, kural dinlemez, bazen korkar, çekin-genleşir ve genel kurallara uyamaz. Fren, gaz pedalı, direksiyon ve vites koordinasyonunu karıştırır. Çift ve bulanık görme artar, hayâl görür. Bu ve bunun üst düzeyi sarhoşluktur. 65 kg’lık bir insan sekiz dub­le rakı, viski, votka alırsa, kan alkolü bu düzeye ula­şır. Yalnız Amerika’nın bazı eyaletleri kan alkolünün % 0,1 gr’a kadar bulunmasını hoş görür. Bu, belki kişilerin fazla kilolu oluşu veya alkol alışkanlığından olsa gerek. Fazla alkol alınınca, beyin ve diğer sis­temlere ait fonksiyonlar iyice durgunlaşır ve hatta du­rur. İlkin halkın “sızma” veya “sızmış dediği” koma hali ve nihayet aşırı zehirlenmeden ölüm olur.
III — Kronik Alkolizm ve Alkolikler:
Alkolizm veya alkolik olayı tanımlayabilir miyiz?
Alkolik olmak, alkole alışmaktır; yaşamını alkol­süz sürdürmede büyük sıkıntılar çekmektir. İngiliz­ler günde 500 cc bira içenleri alkolik diye tanımlarken, Dünya Sağlık Teşkilatı “miktar ne olur­sa olsun, alkol alımını alışkanlık haline getirmek” diye tanımlar.
Kronik alkolizm yalnız alkole bağımlılık gibi ruh­sal bir zaafı değil, birçok bedenî ve ruhî sorunlar ve hastalıklar beraberinde getirir. Amerika’daki araştır­malar alkolik olanların °/o 45’inin aynı zamanda uyuş­turucu veya yatıştırıcı aldıklarını göstermiştir. Johnson’a göre alkol sorunu erkeklerde % 10 -15, kadınlarda % 3 – 5’tir; fakat son yıllarda kadınlarda­ki oran giderek artmaktadır.
Amerika’da 2,5 milyonu kadın olmak üzere 10 milyon, Almanya’da 500.000’i Fransa’da 900.000’i kadın olmak üzere 3 milyon, ingiltere’de 1,5 milyon alkolik vardır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
MESAHACILIK